TASARIM - MİMARİ - YAŞAM TARZI

20.11.2018

PSİKOLOJİMİZ ÜZERİNDE HANGİ RENK HANGİ ETKİYİ YAPIYOR?

Renklerin anlamları nedir? Renkler ruh halimizi etkiler mi? Renklerin psikolojik etkileri nelerdir? Ev dekorasyonunda hangi renkleri tercih etmeliyim? Tüm bu sorulara ve daha fazlasına cevap olabilecek yazımıza mutlaka göz atın. 

Baktığımız her şeyde o var; her şeyi onun üzerinden tanıyor, tanımlıyoruz. Algımız, tercihlerimiz, beğenimiz hep onun üzerinden. Ruh halimizi, duygu durumumuzu ve hatta zaman zaman nabzımızın hızını dahi onlar belirliyor; renkler. Kıyafetlerimizi, evimizin dekorasyonunu, alacağımız arabayı ve hatta market alışverişimizi bile renklere göre yapıyoruz. Farkında değiliz ama renkler, bilinçaltımıza gönderdikleri gizli mesajlarla bizi yönlendiriyor ve hatta yönetiyorlar. Bu nedenle moda, iletişim, perakende ve dekorasyon alanında pek çok şey renklerin psikolojimize etkilerine göre belirleniyor. Ayrıca sevdiğimiz renk; psikolojimiz ve kişiliğimize dair pek çok ipucu veriyor. Örneğin, minimalist tarzı benimseyerek gösterişli tonlardan uzak duranlar; sadeliğe, sükunete ve huzura öncelik veren; klasik tarzın sıcak tonlarını sevenler ise coşkulu, cana yakın ve sosyal insanlar oluyorlar genelde.

Elbette "renk" diye bir şey olmadığını hepimiz biliyoruz. Maddelerin ışığı emmesi veya yansıtması sonucu oluşan renk olgusu sadece bizim algımızdan ibaret. Yani esasen evrendeki hiçbir şey renkli değil. Ama bu bilgi, varoluşumuzun en önemli parçalarından olan bu illüzyona göre yaşadığımız gerçeğini değiştirmiyor. Peki renklerin psikolojimiz üzerindeki etkileri nelerdir; buna göre dekorasyonda renk kullanımı nasıl olmalı, hangi renk hangi tonla kombinlenmeli bir bakalım.

Renkler; ana renkler (kırmızı, sarı, mavi) ve ara renkler (turuncu, mor, yeşil) olmak üzere ikiye ayrılıyor. Yeşille kırmızı, morla sarı, mavi ile turuncu ise birbirine kontrast oluşturuyor; bir arada kullanıldıklarında pek yakışıyor, birbirlerinin etkisini daha da artırıyorlar. Yarattığı hisse göre sıcak (kırmızı, sarı ve turuncu) ve soğuk (mavi, yeşil ve mor) olarak da tanımlıyoruz renkleri. Sıcak renkler adı üzerinde bakana sıcaklık, içtenlik ve coşku hissi veriyor. Soğuk renkler ise güven, bağlılık, huzur ve disiplin gibi üstyapıya dair psikolojik etkiler içeriyor. Bu nedenle yemek, oturma, yatak ve çocuk odalarında sıcak renkleri; antre, banyo, çalışma odası ve ofis gibi alanlarda ise soğuk renkleri kullanıyoruz genelde. Renk uyumunu ise aynı paletten farklı tonları kombinleyerek yakalıyoruz. Eğer yaşadığınız mekanlarda, temelde hangi rengi kullanmanız gerektiğine karar veremiyorsanız en sevdiğiniz rengin hangisi olduğunu düşünün; bu, doğru bir başlangıç yapmanızı sağlayacak. Haydi daha rahat seçim yapmak adına evrenin renk paletine bir göz atalım!

Pozitif Enerji Uzmanı: Sarı

Güneşin, coşkunun, yaratıcılığın, yeni umutların ve başlangıçların rengi sarı. Bu nedenle ister duvar boyası ister sadece biblo olarak kullanılsın, mekana pozitif bir enerji katıyor. Sarının enerji verdiği bir iddia değil, bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. Ayrıca metabolizmayı hızlandırıyor, iştah açıyor ve mutluluk veriyor. Ancak uzun süre bakıldığında gözü yorduğu ve tedirginliğe yol açtığı da bir gerçek. Bu nedenle güneşin rengini yatak ve çalışma odası yerine yemek odası ve salon gibi noktalarda kullanmak çok daha uygun.

Sonsuzluğa Açılan Kapı: Mavi

Deniz mavi, gök mavi... Mavi denilince hepimizin aklına sonsuzluk ve özgürlük geliyor; bu nedenle rahatlatıcı, huzur verici, tedavi edici bir etkisi var. Dolayısıyla yatak odalarında kullanmak için oldukça ideal. Mavinin verdiği sonsuzluk hissiyatı ayrıca yaratıcılığı tetikleyerek hayal gücünü de besliyor. Mavi tıpkı diğer renklerde olduğu gibi açık tonlarıyla sakin, koyu tonlarıyla ise çarpıcı ve kışkırtıcı bir etki yaratıyor. Güven veren, yaratıcılığı körükleyen ve verimliliği artıran etkisi nedeniyle özellikle işyerlerinde daha çok tercih ediliyor. Tüm soğuk renkler gibi iştah kapatıcı bir etkisi var. Bu sebeple özellikle yemek odalarında kullanmaktan kaçının diyoruz.

Aşk, Romantizm ve Tutku: "Benim Adım Kırmızı"

Kırmızı; çağlar boyunca hep aşkı, romantizmi ve tutkuyu simgeledi. Orhan Pamuk'un aşk ve tutkuyla örülü, dünyaca ünlü romanına bu ismi vermesi boşuna değil. Kışkırtan ve yaratıcılığı tetikleyen bir renk olan kırmızının; cesaret veren, canlandıran, heyecanı artıran etkileri olduğu da kanıtlanmış durumda. Kırmızı ağırlıklı bir mekanda insanların metabolizmalarının daha hızlı çalıştığı ve kalp atışlarının hızlandığı bilimsel bir gerçek. Bir mekanda ilk ve en çok dikkati çeken renk olarak da bilinen kırmızıya dekorasyonda büyük mobilyalardan ziyade daha küçük ögelerle yer verebilirsiniz. Özellikle yatak odasında doğru bir ışıklandırmayla soft tonlarını kullanarak romantik bir hava yaratabilirsiniz. Ayrıca çocuk odası ve mutfak gibi hareketli mekanlar için de bu renk oldukça ideal. Küçük bir tüyo verelim; kırmızı, turkuazla kombinlendiğinde oldukça şık duruyor.

Doğanın Kucağında: Yeşil

Yeşil renk hemen hepimize doğayı çağrıştırıyor. Doğa ise canlılık, yenilenme, huzur ve bereket demek. Tıpkı doğa gibi üretkenliği ve uyumu da simgeleyen bu rengi yalnızca duvarlar ve mobilyalarla değil direkt olarak büyük yapraklı yeşil bitkilerle de yaşam alanınıza taşıyabilirsiniz. Dinlendirici ve güven verici etkisiyle bu pozitif rengi antrenizde, çalışma odanızda veya işyerinizde rahatlıkla kullanabilirsiniz. Banyonuzda yeşil renkle SPA etkisi yaratabilirsiniz. Koyu yeşil tonları ise uygulandığı mekana gösterişli ve lüks bir hava katıyor. Özellikle fuşyayla birlikte çok şık duruyor.

Eğlenceli mi Eğlenceli: Turuncu

İşte coşku ve mutluluk veren, eğlenceli mi eğlenceli bir renk! Tam çocuk odalarına göre... İnsanı hayata bağlayan, kullanıldığı mekana canlılık katan turuncuyu oyun odalarının yanı sıra sosyal alanlarda, mutfakta ve salonda da kullanabilirsiniz. Cömert ve sıcak bir renktir turuncu; 7'den 70'e herkesi kucaklar. Sosyalleşmeyi artırır ve iştah açar; dolayısıyla mutfak ve salonlar için oldukça ideal. Turuncuyu çok iddialı buluyorsanız açık tonlarını deneyebilirsiniz.

Milenyumun Gözdesi: Mor

21. yüzyılın en revaçta rengi, mor. Pantone Color Institute'ün de 2018'in rengi olarak açıkladığı ultra violet bu yıl, modadan dekorasyona her yerde karşımızda. Gücün, yaratıcılığın, cesaretin ve fütürizmin simgesi olan mor, aynı zamanda maskulen bir etkiye de sahip. Uygulandığı her alana asil ve gizemli bir hava katan bu güçlü rengi kullanmak ve kombinlemek kolay değil. Ancak lavanta, leylak ve orkide gibi daha yumuşak tonlarıyla risk almadan, yaşadığınız mekanlara gösteriş ve zarafet katmanız mümkün. Mor, yatak ve çalışma odalarının yanı sıra ofislerde de oldukça sık kullanılan bir renk.

BU YAZIYI BEĞENDİN Mİ?
Diğer Yazılar