TASARIM - MİMARİ - YAŞAM TARZI

14.11.2018

MOBİLYA SEÇERKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKEN 5 FAKTÖR

Evimize, ofisimize yeni bir şeyler almak, yaşam alanlarımızı yenilemek ne kadar da heyecan ve mutluluk verici değil mi! Mekanlarda yaptığımız değişiklikler ruhumuzu tazeliyor; bize yaşama sevinci veriyor. "Yeninin gücü"nü elle tutulur bir biçimde hissediyoruz içimizde. Yaşam alanlarımızı kurarken veya dekorasyonunu değiştirirken temel parçaları doğru seçmek ise bir hayli önem taşıyor. Yeni evlisiniz, ev kuruyorsunuz; eşyalarınız eskidi yenisiyle değiştirmek istiyorsunuz; dekorasyondan sıkıldınız evinizi farklı bir tarzda döşemeye niyetlisiniz, yeni işyeriniz için mobilyaya ihtiyacınız var. Sebep ne olursa olsun dekorasyon ögelerini, hele de mobilya gibi belirleyici parçaları seçerken bazı noktalara dikkat etmeniz gerekiyor; tarz, estetik ve uyum, fiyat-fayda dengesi, hijyen/ergonomi ve elbette kalite. Bu kriterlerin bazıları olmazsa olmaz, bazıları ise dikkat etseniz iyi olur denilebilecek türde. Enerji ve mutluluk yüklü bir ambiyansa imza atmak için mobilya seçerken nelere dikkat edilmeli, nasıl bir yol izlenmeli bilmeniz gerekiyor.

Doğru Tarz, Doğru Sonuç

Mobilya alırken dikkat edilmesi gerekenler listesinin başında tarz  geliyor. Mobilyadan aksesuara her ne alacaksanız belirlemeniz ve satın alırken bakmanız gereken ilk şey tarzı. Nasıl bir hava yaratmak istiyorsunuz; minimal, klasik, rustik, romantik, retro, country... Bu safhada belirleyici olan yalnızca sizin ve eğer dekore edeceğiniz alanı kullanacak olan başka birileri varsa onların beğenisi. Dekorasyonu baştan aşağı değiştiriyorsanız daha özgürsünüz. Ama bir veya birkaç parçayı yenileyecekseniz, seçeceğiniz mobilyaların halihazırda sahip olduklarınızla uyumlu olmasına özen gösterin. Farklı tarzlardaki mobilyaları bir arada dengeli bir şekilde kullanarak eklektik bir stile imza atabilirsiniz.

Hayatın Güzellik Şifresi: Estetik ve Uyum

Tarzınızı, nasıl bir yerde yaşamak veya çalışmak istediğinizi biliyorsunuz; nelere ihtiyacınız olduğu da aşikar. Sıra geldi dekorasyonun en zor kısmına; renk, desen ve form bakımından estetik bütünlük yakalamak. Bir parçayı gördünüz ve adeta aşık oldunuz. Durun! Hemen satın al'ı tıklamayın. Mobilya rengi seçerken, satın almaya karar vermeden önce şu soruları cevaplandırın: Alacağınız tasarım mobilya güzel olmasına güzel de evinizdeki diğer parçalarla uyumlu mu? Ya da belirlediğiniz yeni dekorasyon tarzında yeri var mı, kullanılabilir mi? Yalnızca diğer parçalarla da değil; duvar ve zeminle hem dokusal hem de ton olarak bütünlük sağlıyor mu? Tüm bu soruların en başına şimdi bir de ölçüleri ekleyin. Bir kanepeyi çok beğendiniz ama ölçüleri salonunuza uygun mu? Mağazada gördüğünüz parçanın evde/ofiste aynı etkiyi yaratmaması da cabası... Evet bu adımın zor olduğunu söylemiştik. İşte bu nedenle iç mimarların ve iç mimari tasarım konusunda uzmanlaşmış isimlerin kapısını çalıyoruz.

Olmazsa Olmaz: Hijyen ve Ergonomi

Yalnızca mobilya değil, yaşam alanlarımıza her ne alırsak alalım öncelikle neden üretilmiş olduğuna bakmamız gerekiyor. Çünkü insan sağlığını tehdit eden maddeler içeren ürünler kısa ve uzun vadeli pek çok risk barındırıyor. Yaşam alanımızda bulunduğu için uzun saatler derimize temas eden ve biz fark etmesek de yaydığı kimyasalları soluduğumuz mobilyaların ilgili kurumlarca denetlenmiş ve sertifikalandırılmış olması çok önemli. Hijyenik, antibakteriyel ve antialerjik ürünler sağlığımızı koruyarak yaşam kalitemizi artırıyor. Ergonomi ve konfor da bakmamız gereken bir diğer öge. Bir mobilya ne kadar estetik olursa olsun eğer insan vücudunun yapısına uygun değilse hem rahatımızdan hem de sağlığımızdan oluyoruz. Özellikle uzun saatler başından kalkmadan çalıştığımız ofis masasının ve sandalyelerin ergonomik olması iskelet yapımız açısından hayati öneme sahip.

Kendini Zamanla Hissettiren Faktör: Kalite

Belki duymuşsunuzdur; Amerikalı ünlü otomobil üreticisi Henry Ford'un bir sözü vardır. "Ucuz ürün satın alacak kadar zengin değilim." der Ford. Bu cümle aslında kalitenin ne olduğunu tam olarak anlatıyor. Kaliteli bir ürünü görür görmez anlarsınız. İşçiliği, ergonomisi, zarafeti, duruşu, hammaddesi, tasarımı; kısacası her şeyiyle farklıdır. Ben kaliteliyim diye bağırır adeta. Ve aslında kaliteli bir ürün kendini satın aldığınızda değil, zaman içinde belli eder. Boyası dökülmez, bağlantı noktaları gevşemez, formu bozulmaz; kullandıkça ve baktıkça kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. Uzun yıllar kullanır hatta çocuklarınıza bırakırsınız. Kaliteli ürün aslında tam olarak, satın aldıktan sonra uzunca bir süre size kendisi için para harcatmayan üründür. Bir mobilya çok güzel görünüyor olabilir ama kararınızı fiyatına veya görünüşüne göre değil onu her daim ve uzun bir süre kullanacağınızı düşünerek verin.

Lüks Seçimler

Almak istediğimiz ürünü belirlediniz. Öyle mağaza mağaza dolaşarak değil hem de; internette sörf yaparak. Özelliklerini inceleyip karşılaştırmalar yaptınız; estetiğine, kalitesine, garantisine, fiyatına baktınız. Ne de olsa internet mağazacılığı sayesinde bunların hepsi saniyeler içinde tek tuşla yapılabiliyor. Tüm bunların sonucunda bizi satın alma kararına götüren şey elbette fiyat-fayda dengesi olmalı. Evet o ürün tam istediğiniz gibi, evet oldukça güzel ama örneğin hijyenik mi, kaliteli mi? Veya materyal ve işçiliğine göre çok mu pahalı? Mobilya satın alırken bir değil, birden çok noktada artısı olmasına özen gösterin. Ürünün artı-(varsa) eksilerine bakın ve buna göre karar verin. Örneğin, seçtiğiniz bir ürün size ilk bakışta yüksek fiyatlı gelebilir ama ustalıklı işçiliği, kaliteli hammaddesi, zamansız bir tarzı varsa ve yıllar yılı kullanabileceğinizi düşünüyorsanız yaratacağı fayda açısından aslında pahalı olmadığını anlayabilirsiniz. Mobilya seçerken fiyat-fayda dengesine bakmak doğru karar vermenizi ve sonradan pişman olmamanızı sağlayacaktır. 

BU YAZIYI BEĞENDİN Mİ?
Diğer Yazılar