TASARIM - MİMARİ - YAŞAM TARZI

11.01.2019

BİNBİR GECE MASALLARI'NDAN MUHTEŞEM GATSBY'YE DÜNYACA ÜNLÜ 5 ESERDE MİMARİ

Yayınlandıkları dönemde uluslararası çapta ses getirdiler. Sonraki yıllarda ise bilinirlikleri daha da arttı. Her biri onlarca dile çevirilerek yüzyıllar boyunca okundu ve birer klasik haline geldi. Bunun nedeni neydi peki? Bu başarı yalnızca edebi lezzetle açıklanamazdı. Her biri kendi dönemleri bir yana geleceğe de karşılık gelen; toplumlar, kültürler ve çağlar üstü söylemler içeriyor ve bunu hem ustalıklı bir dille hem de ayağı yere basan bir kurguyla yapıyorlardı. Bir kitap olmanın çok ötesindelerdi. Anlattıkları dönemin etik ve estetik değerlerine; mimarisine, insan-toplum ilişkilerine ve gündelik yaşamına dair pek çok ayrıntı içeriyorlardı. Adeta bir zaman makinesi gibi içinden çıktıkları dönemi yaşatıyordu bu eserler okuyucusuna. Ve pek çok disiplin gibi mimari ve dekorasyon da bu hazineden payına düşeni aldı. Klasiklerin sayfalarını bu sefer de ilham almak için çevirmeye hazır mısınız!

Doğu'nun Gizemli Coğrafyasında: "Binbir Gece Masalları"

Ortadoğu, Mezopotamya, Küçük Asya, Arap Yarımadası, Mısır, Kuzey Afrika, İran, Hindistan ve hatta Çin'in de içinde bulunduğu bir coğrafyada geçen, birbiriyle iç içe geçmiş fantastik olayların anlatıldığı, dünyanın en ilginç eserlerinden biri olan "Binbir Gece Masalları", 9. yüzyılda Ebu Abdullah Muhammed el Gahsigar tarafından derlenmiş ve Farsçadan Arapçaya çevrilmiş. Tür olarak "nehir masal" diyebileceğimiz bu eser bizi yüzyıllar öncesinin kervansaraylarında, hanlarında, hamamlarında ve çarşılarında dolaştırır. Sultanlar, bedeviler, badem gözlü esmer dilberler, gözü kara cengaverler kadar periler, ecinniler ve ifritler de vardır bu dünyada. Geniş taş avlular, büyük eyvanlı evler, kubbeli saraylar ve kahvehaneler; rengarenk otantik kilimler, simle işli kumaşlar; tas, kandil ve ibrik gibi dekoratif pirinç aksesuarlarla süslüdür.

1. Parlaq Interiors Fatma'nın Eli Aplik | 2. Sadece Bakır Yan Sehpa | 3. Qumashe Çift Taraflı Yastık | 4. Öney Mermer Zemin Aksesuarı | 5. Sadece Bej Puf | 6. Öney İkat Desenli Bank 

Mimari Bir Başyapıtı Kurtarmak için Yazılmış Başyapıt: "Notre-Dame'ın Kamburu"

Viktor Hugo'nun, bu ölümsüz eseri, yine bu eser kadar kıymetli başka bir eser; Paris'teki Notre-Dame Katedrali'nin kültürel ve tarihi önemine vurgu yaparak yıkılmamasını sağlamak için yazdığını biliyor muydunuz? Hugo, Fransız İhtilali sırasında büyük hasar gören ve uzun bir süre bakımı yapılmadığı için harabeye dönen Orta Çağ'dan kalma bu tarihi yapının önemine dikkat çekmek için yazmıştır bu ünlü eserini. Ve bir koruma kanununun çıkmasını sağlayarak romaneskten gotik mimariye geçişin en başat örneklerinden olan katedrali yıkılmaktan kurtarmıştır. Romanın baş kişilerinden biridir aslında katedral ve çirkin Quasimodo karakteriyle de adeta insansılaştırılmıştır. Dönemin Paris mimarisinin ışığında tüm yapılar, içinde yaşayan karakterle birlikte resmedilmiştir adeta. "İnşa edilmiş söz" olarak tanımladığı mimarinin gücünü şöyle anlatır eserinde Hugo: "Yazılı sözü yok etmek için bir meşale veya kurtçuk yeter. İnşa edilmiş sözü yıkmak içinse toplumsal bir devrim, topraksal bir devrim gerekir." (a.g.e, s. 245)

1. Bretz Siyah Deri Koltuk | 2. Parlaq Interiors Pirinç Kaplama Avize | 3. Canto 21 Sanzuwu Yan Sehpa 

Tropikal Dünyayı Keşif: "Robinson Crusoe"

Issız bir adada tek başına yıllar geçiren Robinson'un yaşantısından mimari nasıl bir ilham alabiliriz diye düşünmeyin. Daniel Defoe, 1719 yılında yayınlanan romanında aslında ilk insanların süreç içinde yerleşik hayata nasıl geçtiklerini, vahşi doğada akıl ve deney yoluyla nasıl hayatta kaldıklarını ve kendilerine barınaklar inşa ederek mimarinin temellerini nasıl attıklarını da betimlemiştir. Roman bu açıdan, yayınlandığı çağa ve aydınlanma felsefesinin akıl odaklı yaklaşımına oldukça uygun bir söyleme sahiptir. Dünyaca ünlü eserin kahramanı Robinson da bulunduğu cangılda aklı ve el becerisiyle önce kendine güvenli bir sığınak yani ev inşa etmiş, ardından da tarım yapmaya başlamıştır. Yelken direği, suya dayanıklı yelken kumaşı ve halatın yanı sıra saz, sarmaşık ve palmiye yaprağı gibi doğal malzemeler de kullanan Robinson böylece mimari olarak yaşadığı yeri şekillendirmeye başlamıştır. Evin yapımı ve sonrasındaki genişletme süreci eserde ayrıntılı olarak anlatılmıştır. DIY (Do It Yourself) akımının tüm dünyayı etkisi altına aldığı günümüzde, Robinson'dan ve felsefesinden öğreneceğimiz çok şey var sanırım. 

1. Gandecor Sandık TV Ünitesi | 2. Gandecor Çekmeceli Bank | 3. SitDown Gürgen Koltuk | 4. Gandecor Tırnak Dresuar 

Aşk ve Aristokrasi: "Anna Karenina"

Tolstoy'un 1876-77 yılları arasında kaleme aldığı, dünyaca ünlü eseri "Anna Karenina", biri yasak diğeri oldukça masum iki aşk hikayesi üzerinden dönemin Çarlık Rusya'sını, toplumsal ve sınıfsal ilişkileri anlatır. Romanda olayların geçtiği mekanlar o kadar ayrıntılı bir şekilde betimlenmiştir ki her enstantane okuyucunun gözünde bir fotoğraf gibi canlanır. Kişilerle mekanların birbirini güçlü bir şekilde tamamladığı eserde okuyucu Moskova ve St. Petersburg'un sokaklarında, söz konusu mekanlarda geziyormuş gibi hisseder kendini. Mekanı kentsel ve kırsal alan olarak ayırarak romanlarına yerleştiren ve karakterlerini de kentli ve taşralı olarak konumlandıran Tolstoy, yaptığı bu ayrımla çarlık sistemine dair sınıfsal bir eleştiri de getirir aslında. Kadife koltuklar, perdeler, bronz aplikler, pirinç şamdanlar, saten masa örtüleriyle süslü mekanlar; şaşaalı çay partileri, buz pateni pistlerindeki seremoniler ve av partileri, aristokratların halktan kopuk yaşantılarını betimlemek amacıyla tüm ayrıntılarıyla verilmiştir. Kırsaldaki çiftlikler ise duvara asılı geyik boynuzları, el yapımı kitaplık ve raflar, divan ve ahşap yemek masası ile yer alır romanda. Tolstoy, mekanları da tıpkı karakterler gibi oldukça gerçekçi bir biçimde kurgulamıştır.

1. 3A Mobilya Bordo Markiz | 2. 3A Mobilya Turkuaz Berjer Takımı | 3. T&S Interiors Fransız Şamdan | 4. Snoc Home&Garden Büfe

Amerikan Rüyasının Çöküşü: "Muhteşem Gatsby"

1. T&S Interiors Tasarım Koltuk | 2. Chandellier de Tina Kristal Taşlı Abajur | 3. Öney Varak Ayaklı Konsol 

F. Scott Fitzgerald'ın 1925'te yayınladığı, sosyo-mekansal kurgu olarak tanımlanabilecek olan "Muhteşem Gatsby" romanı, kentin ve özelinde kenti oluşturan yapıların, insanların yaşamını ve toplumların kaderini nasıl etkilediğini oldukça açık bir şekilde anlatır. 1920'lerin Amerikan üst sınıfını ve bu sınıfa dahil olmaya çalışan, "Amerikan rüyası"nın sarhoşluğu içindeki koca bir toplumun yaşadığı çürümeyi, dönemin zenginlerinden olan Daisy ve Gatsby'nin görkemli hayatları ve yasak aşkları üzerinden gözler önüne serer. İhtişamlı Art-Deco veya Georgia tarzı döşenmiş malikaneler, son model ve antika lüks arabalar, mücevherler ve günlerce konuşulan caz soslu çılgın ve gösterişli partiler ilk bakışta başarının nimetleri gibi görünse de romanın ilerleyen sayfalarında anlatılan bireysel ve toplumsal bunalımlar, Amerikan rüyasının koca bir balon olduğu gerçeğini ortaya koyar. Roman içerdiği mekansal betimlemelerle 1920'lerin Amerika'sının fotoğrafını çekmiştir adeta.

Not: Bu yazıda kaynak olarak YEM Yayın'dan çıkmış olan "Edebiyatta Mimarlık" adlı eser kullanılmıştır. Konuyla ilgileniyorsanız mutlaka göz atmanız gereken ve kitaplığınızda yer edinmesi gereken bu kitaba yayınevinin sayfasından ulaşabilirsiniz. 

BU YAZIYI BEĞENDİN Mİ?
Diğer Yazılar